Özel Arama

KELİLE ve DİMNE

Eserin konusu;Dahşelimşah,bir hint hükümdarıdır.Yanında bulunan veziri beydaba aynı zamanda Filozof’(bilge)tur.Dabşelimşah,yanında bulunan filozofa çeşitli sorular sorar.Sorduğu sorulara karşılık olarakta hayvanların ağzından anlatılmış hikayeler anlatır.Bu hikayeler bazen arslan,öküz,kurt,tilki..vs ağzından bazen de bir kuşun ağzından geçen konuşmalardır.Hikayelerin çoğu ahlaki öğütler verir. Eserin Bölümleri Hakkında Bilgi:Eser 14 bölümden meydana geliyor. Birinci Bölüm:Kovuculuk ve ara bozuculuk yapanların sözünü dinlememeli(30 Hikaye) İkinci Bölüm:Fenalık eden fenalık bulur(10 Hikaye) Üçüncü Bölüm:Uygun dostluğun faydaları(6 Hikaye) Dördüncü Bölüm:Düşmanların yaltaklanmasına güvenmemeli(13 Hikaye) Beşinci Bölüm:Kazanılmış nimetin gafletle elden gideceği(7 Hikaye) Altıncı Bölüm:Acelenin zararları(5 Hikaye) Yedinci Bölüm:Düşmanların birleşmesini bozacak tedbirler(5 Hikaye) Sekizinci Bölüm:Kötü niyetli kimselere güvenmemeli(9 Hikaye) Dokuzuncu Bölüm:Affın şiddete üstünlüğü(6 Hikaye) Onuncu Bölüm:Yapılan işin karşılığı(5 Hikaye) On birinci Bölüm:İnsan layığı olmadığı işi üzerine almamalı(6 Hikaye) On ikinci Bölüm:Padişahlara yumuşak huyun lüzumu(5 Hikaye) On Üçüncü Bölüm:Hainlerin sözüne güvenmemeli(3 Hikaye) On Dördüncü Bölüm:Kazaya razı olma(3 Hikaye) KELİLE ve DİMNE(BEYDABA) Adlı kitabın hikayelerinden seçmiş olduğum 4 tane hikayenin özeti aşağıdadır. İki güvercinsayfa41 Padişah sefere çıkacaktır ancak vezir sefere gitmemesi için aşağıdaki hikayeyi padişaha anlatır. Bazende ve Nevazende isminde iki güvercin varmış.Bu güvercinler mutlu sakin bir hayat sürüyorlarmış ancak Bazende bu vasat hayattan sıkılmıştı.Yeni yerler görmek ve maceralar yaşamak istiyordu.Onun için eşi Nevazende’ye beraber dünyayı gezip macera yaşayalım der.Ancak eşi Nevazende bu teklife karşı çıkar ve gitmek istemez.Bazende tek başına gitme kararı alır ve yola çıkar.Nice dağ ve tepelerden yükselerek geçip gider.Akşama kadar kanat çırpar aralıksız uçmaya devam eder ve yorgunluktan bitap düşer.Bu yorgunluğa rağmen yeni yerler görüp keşfedip eğlendiği için mutlu olur ve yorgunluğunu unutur.İkinci gün aynı şekilde yoluna devam eder ve yüksek bir dağın tepesine konar.Orada güzel yeşillikler ve ağaçlar vardır.Ansızın hava kötüleşir toz duman içinde şiddetli bir rüzgar ve bora kalkar yağmur yağmaya başlar.Şimşekler çakar gök gürler o anda sanki bir tufan kopar.Bazende yuvadan ayrıldığına pişman olmaya başlar.Ertesi gün hava güzelleşince Bazende tekrar uçarak yoluna devam eder.O uçarken bir şahin onu görür ve peşine düşer.O arada birde kartal çıkar kartalda peşine düşer zavallı bazende iki arada bi derede kalmıştır ne yapacağını şaşırır.Allahtan kartalla şahin güvercin için kavgaya tutuşurlar bundan faydalanan güvercin kaçarak kurtulur.Bu olaydan da ders almayan Nazende ertesi gün yine yoluna devam eder.Havada uçarken kendi cinsinden bir güvercin görür bu nasıl olsa benim cinsimden diye yanına gider ve yaklaşır ancak bunun kendisine bir tuzak olduğunu sonradan anlar ve tuzağa yakalanır.Kanatlarını çırparak avcıların kurduğu bu tuzaktan kurtulur ve pişman olarak yuvasına Nevazende’nin yanına geri döner.Eskisi gibi mutlu mesut bir hayat sürerler. Bunun üzerine padişahta vezire bir hikayesi olduğunu söyler ve kendisine şu hikayeyi anlatır.(Şahin yavrusu) Şahin yavrususayfa47 Zamanın birinde yüksek bir dağın tepesinde iki tane şahin yaşarmış.Bunların birde yavrusu varmış anne baba şahin bir gün avlanmaya gitmişler.Tek kalan yavru şahin anne babasına özenerek uçmaya kalkışmış tam uçmayı denerken yüksek dağın tepesinden düşüvermiş.Bu arada yüksek dağın tepesinin alt kısımlarında bir çaylak ve yavruları yaşarmış.Yavru şahin bu çaylağın üzerine düşmüş çaylak yavru şahine acımış ve onu yuvasına taşımış. Büyütmüş, beslemiş tıpkı kendi yavruları gibi beslemiş.Şahin yavrusu büyüdüğü zaman çaylağın yavrusu gibi olmadığını anlamış ve başka yerlere ait olduğunu düşünmüş.Bunu anne çaylağa anlatmış ve yuvadan ayrılmak istediğini söylemiş.Anne çaylak her ne kadar gitmemesi için ısrarda bulunmuş olsa da şahin yavrusu kafasına koyduğu şeyi yapmak istemiş ve yuvadan ayrılmıştır.Uzun süre yol aldıktan sonra bir dağın tepesinde mola vermek istemiştir ve orada bir keklik avlayıp yemiştir keklik etinden de büyük haz duymuştur.Ve kendi kendine şöyle söylenmiştir iyi ki anne çaylağın yanından ayrıldım yoksa bu güzel tatlardan mahrum kalacaktım. Nihayet bir gün yüksek bir yerdeyken padişah ve askerlerin avlanmaya çıktığını görür padişah güzel bir doğanla dolaşmaktadır.Avı yakalaması için padişah doğanı bırakır bunu gören şahin doğandan önce davranıp avı yakalar padişah tüm bu olanları görüp av yetkililerine şahini yakalamaları işaretli bir şahin göndermelerini söyler.İşaretli şahin bizim yavru şahinin yanına gidip durumu izah eder ve kendisiyle gelirse padişahın şahini olacağını söyler yavru şahin bunu kabul eder ve işaretli şahinle gider.Padişahın şahini olur artık. Padişah,Vezire bu hikayeyi anlattıktan sonra İşte der; bu şahin çaylağın yuvasında nimet ve rahata kanaat getirseydi bütün ömrü boyunca çaylaklarla bir arada yaşayacaktı.Ancak bunu yapmayarak daha iyi konumlara geldi. Bu iki hikayede çıkarmış olduğum sonuç: Bir padişahın yada yöneticinin her türlü zorluk ve zahmetlere katlanarak hizmet etmekten yılmamalıdır.Çünkü her hizmetin kendi halkının refahı ve huzuru için olacağının farkındadır. Bu gaye için her sıkıntıya katlanacaktır.Her sıkıntı ve zorluğun sonunda mutlaka mükafatını alacaktır.O mükafatta o yorgunluğa kat ve kat değecektir. Eğer bir padişah makamında oturur hiçbir işler ilgilenmez kendi rüya alemine dalarsa ve dışarıda olup bitenle ilgilenmez ise her türlü başı boşluk düzensizlik kanunsuzluk olacağı kaçınılmazdır.Çünkü balık baştan kokar. Kazanılmış nimetin gafletle elden gideceği Bu bölümde bilge padişaha gafletin,kayıtsızlığın zararını anlatacaktır.İnsan bir nimeti eline geçirdiğinde onun muhafazasını yapmadığında har vurup harman savurunca her şeyini kaybedeceğini aşağıdaki hikayelerle anlatmıştır. Maymun ve kaplumbağasayfa191 Hint okyanusu adalarından birinde maymunlar yaşarmış.Bu maymunların Kardan adında bir padişahları varmış.Maymunların tümü ona itaat edermiş.Aradan zaman geçer ve Kardan yaşlanmaya başlar eski otoritesini sağlayacak fiziksel özelliklerde ve düşüncede değildir.Onun yerine Kardan’ın akrabası olan genç bir maymun geçer artık yönetim genç maymunun elindedir.Kardan ise dinlemek için köşesine çekilir.Çok rahat bir yaşamı vardır Kardan’ın hiçbir eksiği yok ve özenilecek kadar güzel bir yerde yaşar. Bir gün kardan gezinmeye çıkar ve bir incir ağacıyla karşılaşır.İncir ağacının üstüne çıkarak tatlarına bakarken birini elinden suya düşürür ve incirin suya değdiği andaki ses çok hoşuna gider. Bunu bir oyun haline getirip sürekli göle incirler atar. O sırada aşağıda gölün kenarında bir kaplumbağa duruyormuş.Kardan’ın attığı incirleri kendisi için atıyor sanarak alıp midesine indiriyormuş. Ve kendi kendine bana bu iyiliği yapan her kimse ona teşekkür etmeliyim diyerek yeterince açık bir dille Kardan’a teşekkürler etmiş.Kardan kaplumbağanın saf temiz duygularından etkilenerek onu dostu olarak kabul eder.Kardan zaten yalnızdır ve kaplumbağa ona çok iyi bir dost olacaktır.Bir gün sohbete dalarla Kardan herkese bir dostun gerekli olduğunun itirafında bulunduktan sonra o dostunda çok akıllı, bilgili olması cahil olmaması gerektiğinden bahsetmek ister.Herkesle dost olunursa bundan çok fenalıklar , olumsuzluklar çıkacağından bahseder ve tecrübeli biriymiş gibi anlatmaya başlar.Ve Keşmir Şahı’nın bir gecede akılsız dostla akıllı düşman arasındaki zarar ve menfaatini anlamış olduğunu aşağıdaki hikayeyle anlatmaya başladı. Akılsız dost ve akıllı düşmansayfa193 Keşmir diyarını koruyan çok büyük bir padişah vardı.Bu padişahın serveti akıl almaz derecede fazlaydı.Padişahın birde maymunu vardı bu maymun kendisine çok sadık bir maymundu.Ki efendisi uyurken bile o uyumaz efendisini rüzgardan bile sakınırdı.O semtlerde dolaşan birde hırsız varmış hırsız belediye reisinin semiz eşeğini çalmak ve birde şişeci dükkanı açmak için eşeğe yüklü miktarda şişe yükledikten sonra ticarete atılmaktı.Kafasına koyduğu şeyi yapmak için yola koyulan hırsız yolda biriyle karşılaşır ve karşılaştığı kişide o civardan olmayan başka bir hırsızdır karşılaştığı hırsıza planlarından bahseder ve birlikte yapma kararı alırlar.Tam ikisi birden yola koyulurlar ki birde ne görsünler karşılarında gece bekçisi yabancı hırsız aniden kendini orda bulunan bir duvarın arkasına atar ve saklanır yerli hırsız ile bekçinin konuşmalarını dinler yerli hırsız her şeyi anlatır bekçiye bekçide padişahın hazinesinden bahseder oraya gitseydiniz en azından yapacağınız hırsızlığa değerdi der ve yerli hırsızı alıp götürür.Bunları duyan yabancı hırsız bekçinin dediklerinden etkilenerek padişahın malını çalmak için planlar yapar.Aradan bir gün geçer ve gece saraya gidip duvarı delmeye başlar duvarı delip bir odaya varır ki o oda padişahın odasıdır padişah uyuyordur ve başında maymunu nöbet tutuyor.Maymun elinde bir hançerle nöbet tutuyormuş,tehlike anında padişaha kimse zarar vermesin diye hançerle duruyormuş.Yabancı hırsız ses etmeden maymunu izlemeye koyulmuş.O sırada tavandan padişahın üzerine karıncalar düşüp padişahı uykusunda rahatsız ediyormuş.Bunu fark eden maymun elindeki hançerle karıncaları kovacağını zannederek tam hançeri padişahın karnına doğru sallıyormuş ki o sırada hırsız seslenmiş Bre hayvan! ne yaptığını sanıyorsun sen o anda padişah uyanır ve hançeri maymunun elinden alır.Ve sonra hırsızı da orda görünce ne yaptığını sorar.Hırsız,her şeyi anlatır durumu izah eder tüm gerçekliğiyle.Ve padişah hırsızın bu hareketinden dolayı onu ödüllendirir. Bu iki hikayeden çıkardığım sonuç: Bu hikayeden de anlayacağımız gibi, dostumuzu seçerken aynı zamanda akıllı olması gerektiği bilincinde olmalıyız. Aksi taktirde padişah gibi tehlikelerle karşı karşıya kalabiliriz. Bir yöneticinin yanında çalıştırdığı elemanlarını iyi seçmesi de çok önemlidir. Yöneticinin veya liderin astları kendisine gönülden bağlı olmalıdır. Emirlerine harfiyen uymalıdır. Çünkü astlar da lidere bağlı ağaçın damarları gibidir. Bir damarın hasta olması ağacı etkileyecektir. Damarları sağlam bir ağaç devamlı meyve verecektir. Bu durum devlet yönetimi içinde aynıdır.Devleti yönetenler hiyerarşik olarak birbirlerinden emir alırlar. Bir yerde tıkanma olduğu taktirde aksamalar olacaktır.
Özel Arama

Blog Listem

goo izleme

ödev

İzleyiciler